Mehdi ve Hz.
İsa
İkinci Binde Gelecektir
İmam Rabbani, Mehdi'nin Peygamberimiz
(sav)'in vefatından 1000 (bin) sene geçtikten
sonra ikinci binin içinde geleceğini bildirmektedir:
"Ancak beklenen
odur ki; aradan bin sene geçtikten sonra bu saklı
devlet tecid edile (yenilene). Ona bir üstünlük
verilip suyu bulması, arttırıla... Böylece kemalatin
(faziletin, iyiliğin) aslı zuhur edip onun zilletini
örte... Ve nisbet-i aliyyenin mürevvici Mehdi
gelsin. Allah ondan razı olsun." (Mektubat-ı Rabbani,
1/569)
Şeriatın teyit
hasletleri, milleti tecdidi bu ikinci bindedir.
Bu davanın doğruluğuna adil şahid: İsa'nın (as)
Mehdi'nin (ra) bu bin içinde varoluşlarıdır. (Mektubat-ı
Rabbani, 1/611)
Resulullah
(sav)'in ümmeti arasından çıkanlar pek kamildirler.
Yani Resulullah (sav)'ın irtihali (vefatı) üzerinden
bin sene geçtikten sonra isterse az olsunlar.
Onların pek kemalli olmaları şunun içindir ki:
Şeriatın takviyesi, pek tamam tekliyle hasıl ola.
Aradan bin sene
geçtikten sonra, Mehdi'nin gelişi de bunun içindir.
Onun mübarek kudümünü (gelişini), Hatem'ür-rüsül
Resulullah (sav.) müjdelemiştir. İsa (as) dahi
aradan bin sene geçtikten sonra nüzul edecektir.
(Mektubat-ı Rabbani, 1/440)
Resulullah'ın (sav)
bu alemden göçü üzerinden bin küsür sene geçtikten
sonra bir zaman gelir ki: Ondaki Hakikat-ı Muhammediye
kendi makamından yükselir, Kabe'nin hakikatı ile
müttehid olur (birleşir). İşte o zaman Hakikat-ı
Muhammediye namına Hakikat-ı Ahmediye ismi hasıl
olur, Yüce Sultan Ehad Zat'ın dahi mazharı olur.
Her iki isimden, bir müsemma (isim verilen) tahakkuk
eder ki, önce makam, Hakikat-ı Muhammediye'den
yana boş kalır; taa İsa'nın (as) nuzülüne kadar
böyle gider. Nihayet İsa (as) gelir; Şeriat-ı
Muhammediye ile amel e-der. O zaman dahi Hakikatı
İseviye kendi makamından yükselir, boş kalmış
olan Hakikat-ı Muhammediye'de hüküm kılar. (Mektubat-ı
Rabbani, c. 1, s. 470)
Peygamber Efendimiz'in vefatından
bin sene geçtikten sonra ikinci bin yılına girilir.
İmam Rabbani'nin yukarıdaki izahlarına göre ikinci
bin yıl içerisinde Mehdi ve Hz. İsa gelecektir.
Celaleddin Suyuti'nin bu konudaki
açıklaması ise şöyledir:
Bu ümmetin ömrü
bin (1000) seneyi geçecek fakat bin beşyüz (1500)
seneyi aşmayacaktır. (Kıyamet Alametleri, 299;
Celaleddin Suyuti'nin "El-Keşfu Fi Mücazeveti
Hazin el-Ümmeti El Elfe Ellezi Dellet Aleyh el-Asar"
isimli kitabından nakil)
Bu açıklamada da görüldüğü gibi
Suyuti, Hicri 1000-1500 senelerine dikkat çekmiştir.
O halde bu seneler Mehdi'nin çıkışı, Hz. İsa'nın
yeryüzüne tekrar dönüşü, İslam ahlakının hakimiyeti
gibi müjdelerin gerçekleşeceği dönemdir. Şu an
1400'lü yıllarda bulunduğumuz hatırlanırsa, Hz.
İsa'nın yeryüzüne dönüşünün çok yakın olduğunu
söyleyebiliriz. (En doğrusunu Allah bilir)
Bediüzaman Said Nursi de, bu
müjdeyi teyid etmekte ve Hicri 1506 yılına kadar
yaşanacak olaylara dikkat çekmektedir:
"... Birinci cümle,
binbeşyüz (1500) makamiyle ahir zamanda bir taife-i
mücahidinin (din için çalışanların, mücadele edenlerin)
son zamanlarına; ve ikinci cümle, binbeşyüzaltı
(1506) makam ile galibane mücahedenin tarihine
işaret eder.
(...) bu tarihe
kadar (1506) zahir ve aşikarane, belki galibane
devam edeceğine remze (işarete) yakın ima eder."
(Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 46)

geri |

ileri
|
|